Ev Kredisi Çekmek Haram Mı? Faizin Günümüzdeki Hükmü Nedir?

02.02.2026
16
Ev Kredisi Çekmek Haram Mı? Faizin Günümüzdeki Hükmü Nedir?

Ev sahibi olma hayali kuran birçok mümin, günümüzde bankalar aracılığıyla kullanılan konut kredileri konusunda derin bir tereddüt yaşamaktadır. Toplumda sıkça tartışılan “Ev kredisi çekmek haram mı?” sorusu, özellikle faizin İslami hukuktaki yeri ve günümüzdeki uygulamaları bağlamında açıklığa kavuşturulması gereken önemli bir meseledir. Bu yazımızda, İslam’ın faize bakışını, riba kavramını ve modern bankacılık sistemindeki ev kredisi uygulamalarının fıkhi hükmünü detaylı bir şekilde ele alacağız.

İslam’da Faizin Hükmü ve Ribanın Tanımı

İslam dini, ekonomok ilişkilerde adaleti ve hakkaniyeti temel prensip olarak benimsemiştir. Bu çerçevede, bir malın veya paranın borç verilmesi karşılığında, borcun vadesi sonunda anapara üzerine ek bir fazlalık alınmasını ifade eden faiz (riba), kesin bir dille yasaklanmıştır. Riba kavramı, Arapça kökenli olup “artma, çoğalma, fazlalık” anlamına gelir ve İslam fıkhında belirli şartlarda gerçekleşen haksız kazancı ifade eder.

İslam alimleri, faizi genel olarak iki ana kategoriye ayırır:

  • Riba’l-Fadl (Fazlalık Ribası): Aynı cins misli malların birbirleriyle mübadelesinde, taraflardan birine diğerinden fazla mal verilmeai durumudur. Örneğin, 100 gram altın karşılığında 110 gram altın alıp satmak bu kategoriye girer.
  • Riba’n-Nesi’e (Vade Ribası): Borç verilen bir mal veya paranın, belli bir vade sonunda anapara üzerine ek bir fazlalıkla geri ödenmesi şartıyla yapılmasıdır. Günümüzdeki bankacılık sisteminde uygulanan faizli krediler ve mevduat ürünleri genellikle bu kategoriye girer.

Bu yasak, sadece borç veren için değil, borç alan, faiz işlemini yazan ve buna şahitlik eden herkes için geçerlidir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu konuda net bir duruş sergilemiş ve faiz ile ilgili her türlü işleme karşı uyarıda bulunmuştur.

Kur’an-ı Kerim’de Faiz Yasağının Temelleri

Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette faiz kesin bir şekilde yasaklanmış ve bu yasağın hikmetleri açıklanmıştır. Allah Teâlâ, faiz yiyenleri şiddetle kınamış, onların ahiretteki durumlarını tasvir etmiş ve müminleri faizden uzak durmaya çağırmıştır. Bu ayetler, faizin toplumsal adaleti zedeleyen, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan sömürücü bir sistem olduğunu vurgular.

Örneğin, Bakara Suresi’nin 275. ayetinde, “Faiz yiyenler, ancak şeytan çarpmış kimseler gibi kalkarlar. Bu, onların ‘Alışveriş de faiz gibidir’ demelerindendir. Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır.” buyrulmaktadır. Aynı surenin devamında, faizden vazgeçmeyenlere Allah ve Resûlü tarafından savaş açıldığı bildirilerek yasağın ciddiyeti en üst seviyede ifade edilmiştir.

Sünnet’te Faizin Kınanması ve Çeşitleri

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hadis-i şeriflerinde faizin her türlüsünü yasaklamış ve bu konuda ümmetini defalarca uyarmıştır. Resûlullah (s.a.v.), faiz alan, veren, yazan ve şahitlik eden herkesi lanetlemiş, onların günahının eşit olduğunu belirtmiştir. Bu durum, İslam’ın faiz konusundaki hassasiyetini ve yasağın kapsamlılığını açıkça göstermektedir. Hadislerde özellikle “altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla misli misline, eşit olarak ve peşin olarak satılır. Kim fazla verirse veya fazla alırsa riba yapmış olur” gibi ifadelerle belirli malların mübadelesindeki faiz türleri detaylandırılmıştır. Bu, sadece para üzerindeki faizi değil, aynı zamanda belirli malların takasındaki haksız fazlalığı da kapsayan geniş bir yasaktır.

Günümüzdeki Bankacılık Sistemi ve Konut Kredisi Uygulamaları

Modern bankacılık sistemi, temel olarak borç verme ve borç alma işlemleri üzerine kuruludur ve genellikle belirlenmiş bir oranda faiz uygulamasıyla işler. Birçok kişi için ev sahibi olmak, özellikle büyük şehirlerde, banka kredisi olmadan neredeyse imkansız hale gelmiştir. Bu durum, İslami hassasiyeti olan bireylerin “ev kredisi çekmek haram mı?” sorusunu sıkça sormasına neden olmaktadır.

Günümüzde bankaların sunduğu konut kredileri, borç verilen anapara üzerine belirli bir oranda eklenen faiz ile geri ödeme esasına dayanır. Bu ek ödeme, doğrudan riba’n-nesi’e (vade ribası) kapsamına girmekte ve İslam fıkhına göre haram kabul edilmektedir. Bu nedenle, genel İslam fıkıh kaidelerine göre, faizli ev kredisi çekmek caiz değildir.

Türkiye’deki Diyanet İşleri Başkanlığı gibi resmi dini kurumlar da, bankaların uyguladığı faizli konut kredilerinin İslam’a göre caiz olmadığını açıkça belirtmektedir. Diyanet, bir malın satışında kar elde etmeyi meşru görürken, paranın para ile mübadelesinde veya borç verilmesinde anapara üzerine eklenen her türlü fazlalığı faiz olarak değerlendirir ve yasaklar. Bu hüküm, İslam hukukunun temel prensiplerine ve Kur’an ile Sünnet’in açık delillerine dayanmaktadır.

Ancak, bazı özel durumlarda, özellikle hayati zaruret ve ihtiyaç hallerinde, fıkıh ilmindeki “zaruretler yasakları mübah kılar” kaidesi çerçevesinde istisnai durumlar değerlendirilmektedir. Bu istisnalar, “Ev kredisi çekmek haram mı?” sorusunun ikinci yarısında detaylıca ele alınacaktır.

Günümüzde birçok ailenin barınma ihtiyacını karşılamak için başvurduğu ev kredileri, fıkıh alimleri arasında farklı değerlendirmelere tabi tutulan karmaşık bir konudur. İslam hukukunda temel prensip, faiz içeren her türlü işlemin yasaklanmış olmasıdır. Ancak, zaruret ve ihtiyaç hallerinin tespiti ve bu hallerin günümüz şartlarına uyarlanması, mezhepler ve fıkıh kurulları arasında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Ev Kredisi Çekmek Hangi Durumlarda Değerlendirilir?

Bir Müslümanın ev sahibi olmak için faizli kredi çekip çekemeyeceği hususunda, durumun niteliği büyük önem taşır. Fıkıhçılar, bu konuda genellikle iki ana durumu ayrıştırır:

1. Zaruret Hali (Hayatî Mecburiyet):
* Kişinin ve ailesinin temel barınma ihtiyacını giderecek başka hiçbir helal yolun bulunmaması. Örneğin, yüksek kira ödemelerinin kişinin temel geçimini zorlaştırması, mülkiyetin hayati bir güvenlik veya sağlık sorunu yaratması gibi durumlar.
* Bu, “zaruretler yasakları mübah kılar” genel kaidesi çerçevesinde değerlendirilir. Ancak bu zaruret, kişinin kendi iradesiyle oluşturduğu değil, dışsal ve kaçınılmaz bir durum olmalıdır.
* Diyanet İşleri Başkanlığı ve bazı fıkıh kurulları, kişinin ikamet edeceği konutu başka bir yolla edinme imkanı kalmadığında, yani kira ödemelerinin sürdürülemez hale geldiği veya ömrünü kirada geçirmek durumunda kaldığı durumlarda, faizli konut kredisi çekmeyi zaruret kapsamında değerlendirilebileceğini belirtmektedir. Ancak bu, son çare olmalıdır ve kişinin imkanları dahilinde alternatifleri araştırmış olması gerekir. Bu durumda hüküm, haram olmaktan çıkıp mekruh veya caiz (bazı şartlarda) olarak yorumlanabilir, ancak bu bir ruhsat olup, asla teşvik edilen bir durum değildir.

2. İhtiyaç Hali (Genel Gereksinim, Lüks Değil):
* Kişinin daha iyi bir yaşam standardı, yatırım amacı veya mevcut evini büyütme gibi sebeplerle ev kredisi çekmesi.
* Bu durum, İslam fıkıhçıları tarafından genellikle zaruret kapsamına alınmaz. Çünkü kişinin mevcut barınma ihtiyacını karşılayacak başka seçenekleri (daha küçük bir ev, kiralık ev vb.) bulunuyorsa veya kredi çekme amacı bir yatırım ise, bu durumda faiz yasağı geçerliliğini korur.
* Bu tür durumlarda çekilen faizli ev kredisi, genel faiz yasağı kapsamına girer ve hükmü haramdır. Zira burada hayati bir mecburiyet değil, daha ziyade bir konfor veya finansal kazanç arayışı söz konusudur.

Güncel Fıkıh Kurulları ve Diyanet’in Yaklaşımı

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, faiz konusunda net bir duruş sergilerken, günümüzdeki konut edinme zorluklarını da göz önünde bulundurarak bazı istisnai durumlara dikkat çekmektedir. Kurul, genel kaide olarak faizli kredi kullanmanın caiz olmadığını belirtir. Ancak, “zaruret” ve “ihtiyaç” tanımlamaları, bireysel durumlar ve toplumun genel ekonomik koşulları göz önünde bulundurularak farklı yorumlara açık bırakılmıştır.

Önemli fıkıh kaynaklarında, özellikle günümüz modern iktisadi şartlarında, faizsiz finans kuruluşlarının (katılım bankaları) sunduğu alternatiflerin öncelikle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanır. Bu kurumlar, murabaha, icara gibi İslam hukukuna uygun finansman modelleri sunarak, bireylerin konut ihtiyaçlarını faizden uzak bir şekilde karşılamalarına imkan tanır. Bu yöntemler, helal ve caiz kabul edilmektedir.

Sonuç itibarıyla, “Ev kredisi çekmek haram mı?” sorusunun cevabı, kişinin içinde bulunduğu duruma ve niyetine göre değişmektedir.

  • Eğer kişinin ve ailesinin temel barınma ihtiyacını karşılamak için başka hiçbir meşru ve makul yol kalmamışsa, yani hayatî bir zaruret söz konusu ise, bu durumda faizli kredi kullanmak, fıkıhçılar arasında tartışmalı olmakla birlikte, bazı alimler tarafından “zaruretler yasakları mübah kılar” kaidesi çerçevesinde mekruh veya caiz (ruhsat olarak) görülebilir. Ancak bu, son çare olmalıdır ve asla teşvik edilmez.
  • Eğer kişi, mevcut barınma ihtiyacını başka yollarla (kira, daha küçük bir ev vb.) karşılayabiliyor ancak daha iyi bir ev, yatırım veya lüks gibi nedenlerle kredi çekiyorsa, bu bir zaruret değil, bir ihtiyaç veya konfor arayışıdır. Bu durumda faizli ev kredisi çekmek, İslam hukukuna göre haramdır.

Her durumda, Müslümanların öncelikli olarak faizsiz finans yöntemlerini araştırmaları ve tercih etmeleri, İslam’ın genel prensipleri açısından en doğru ve takva sahibi yaklaşımdır. Şüphelerden kaçınmak ve Allah’ın rızasını kazanmak adına, alternatif yolların bulunup bulunmadığına dair detaylı bir araştırma yapmak ve bir fetva merciinden kendi durumlarına özel bilgi almak önem taşımaktadır.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.